Skip Ribbon Commands
Skip to main content
SharePoint

Skip Navigation LinksIcerik-Detay
Home

TCMB 2015 Para ve Kur Politikası...

10.12.2014 - 13:14:01

TCMB 2015 Yılı Para ve Kur Politikası'nda enflasyon konusundaki iyimserliğini korusa da sıkı duruşun sürdürüleceğini yineledi. Makro finansal riskleri sınırlamak üzere, bankaların yurtdışı borçlanmalarında vadeyi uzatacak şekilde, yabancı para cinsinden çekirdek dışı kısa vadeli yükümlülükler için uygulanan zorunlu karşılık oranları vade uzatımını teşvik edici yönde yükseltilebilecek.

Sunumda TCMB Başkanı Erdem Başçı genel olarak enflasyon konusundaki görüşlerini yineledi. 2015'te enflasyonda kademeli bir gerileme beklenirken enerji ve küresel emtia fiyatlarındaki düşüşün bu süreci destekleyebileceği beklentisi yinelendi. Ancak enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para politikasındaki sıkı duruşun sürdürüleceğinin altı çizildi.

Sunumdan ve Başçı'nın sorulara verdiği cevaplarda iki noktanın önemli olmaya devam ettiğini söyleyebiliriz. İlk enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınarak kademeli bir şekilde iyileştirilmesi ve döviz kurlarında istikrar önemli görülebilir. İkinci olarak ise, uzun vadeli faizlerin seyri bu TCMB'nin faiz politikası konusunda önemli olabilecektir. Enflasyon beklentilerinde henüz bir iyileşme olmaması ve döviz kurlarındaki oynaklık TCMB'nin faiz indirimleri üzerindeki en önemli risk olarak ön plana çıkarken getiri eğrisi, faiz indirimleri için bir miktar yer olduğunu gösteriyor.

TCMB Başkanı Başçı, finansal istikrarı güçlendirmek ve makro finansal risklerin birikmesini önlemek üzere güçlendirici adımlar atılacağı yönündeki mesajını yineledi. Başçı, zorunlu karşılıklar aracılığı ile bankacılık sektörünün yurtdışı borçlanmasında vadeyi uzatabilecek tedbirler alınmak istendiğini söylerken bu konuda detay vermekten kaçındı. Bu konudaki çalışmaları finansal istikrar komitesine sunduktan sonra açıklayabileceklerini belirtirken çekirdek yükümlülüklerin desteklenmesi şeklinde dış kaynak kullanımındaki istikrarı destekleyebileceklerini söyledi. Bu doğrultuda rezerv opsiyonları, döviz depo piyasası ve döviz alım satımları araç olarak kullanılabilecek. Bankaların döviz depo limitleri bugünden itibaren iki katına çıkarılarak 21,62 milyar Dolar'a yükseltirken faiz oranlarını değiştirmedi.

Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Para Fonu (IMF) IV.  Madde Kapsamındaki değerlendirmeler dahilinde yayınladığı raporda, Türk bankacılık sektörünün yurtdışı borçlanması üzerindeki riskleri azaltmak üzere hangi araçların kullanılabileceğine dair çalışmalarına yer verdi. Buna göre IMF, döviz zorunlu karşılıkların karlılıkta ciddi bir azalışa neden olmadan %30'a kadar yükseltilebileceğini düşünüyor. Ancak yine de bankaların döviz yükümlülüklerini hedge etmek üzere yaptıkları türev ürünlere sınır getirmek gibi fiyat dışı tedbirlerin de gerekli olduğuna dikkat çekiyor. IMF ayrıca sermaye yeterlilik oranının yükseltilebileceği öneriyor. Bunun da hedge edilmeden verilen kredilerde minimum 5 milyon Dolar gibi bir eşik değerin yükseltilmesi gibi bir fiyat dışı tedbir ile güçlendirilebileceği düşünülüyor.

Bunların dışında, yurtdışı borçlanmalardan yapılan kesintilerin uzun vadeyi özendirecek şekilde düzenlenmesinin mümkün olduğu belirtiliyor. Ancak yapılacak makro ihtiyati düzenlemelerin genel olarak kademeli bir şekilde ve sermaye girişlerinde ani bir kesintiye neden olunmaması gerektiği uyarısı yapılıyor.

Gerek TCMB açıklamaları gerekse IMF'nin önerileri düzenlemeler üzerinde henüz nihai bir sonuca henüz ulaşılamadığını ima ediyor. Ancak ilk aşamada YP zorunlu karşılıkların uzun vadeyi teşvik edecek şekilde yükseltilmesi öne çıkan bir adım olarak beklenebilir.

Getiri Eğrisi.png